Size Clubhouse hakkında anlatacaklarımı sizin ve tüm toplumun tarih çizgisindeki bilinen ilk zamanına gidip anlatacağım.

Dünyadaki verdiğimiz ilk nefes beraberinde bir çığlık, ağlama, gürültü veya daha genel bir tabirle yüksek perdeden çıkan bir ses oluyor. İlk saniyemizde etrafımızdaki kişilerle iletişim kurmak için güçlü bir eylemde bulunuyoruz bilinçsizce ya da bilincimizin en saf haliyle. Tek ünlü harften oluşan tek kelime ile dünyaya korktuğumuzu anlatıyoruz. İletişim kuruyoruz. İletişimi sadece ağzımızdan çıkan kelimelerle de yapmıyoruz. Bizimle konuşmaya çalışanlarla konuşmamayı tercih etmek de bir iletişim seçimi, bir topluluktan farklı giyinmek, dış görünüşümüzü farklılaştırmak ya da aynalamak da bir şey anlatıyor.

Anlamak, anlatmak ve anlaşılmak. İnsan sürekli bu amaçla yolda yürümüş, kitlelere ulaşmaya çalışmış. Yetmemiş, hiç ulaşamayacağı kişilere ulaşmaya çalışmış. Torunlarına anlattıklarını torunlarının torunlarında da anlatmak için duvarlara resimler yaptı, taştan heykeller yaptı. İyi ki de torunu şimdi mevzuyu eksik anlatır beceremez diye güvenmeyip gelecekle bizzat iletişim yolunu buldu. Bu sayede geçmişle gelecek iletişimi tamamdı, aynı kandan, aynı dilden insanlar ile. İlk iletişim yolunun mucidi sanatçı atalarımız gibi olmayan kabiliyetsizler ne yaptı. Kıskançlıktan kudurdular ve ellerine taş sopa alıp duvarlara vurdular, toprağı eştiler. Sakinleştiklerinde yatay, dikey çizgiler çizdiler toprak üzerinde. Hayal güçleri farklı çalışan bu ilk yeteneksizler toprakta bıraktıkları basit izlere bakıp, bu AT, bu AYI, bu OT dediler. İkna kabiliyetleri ve etraflarındaki çoğunluk olan yeteneksizlerin desteğiyle yazıyı buldular.

Yazıyı icat eden beceriksiz mucitler o zaman farkında olmasa da aslında geniş zamana yazdıkları ilk kelimeler SINIF AYRIMI oldu. Yazının icadıyla iletişim diğer topluluklara, okyanus ötesi diyarlara, kapalı kapılar ardına ulaştı. Okuyup yazabilenler artık sadece mevcut zamanın bilgisine değil kelimelere saklanmış bilgiye de hakimlerdi ve bu avantajı kimselerle paylaşmaya hevesli değillerdi. Gelişim için merak en önemli unsurdur. Merak varsa öğrenmek için motivasyon vardır. Ötekiler de yazılanları merak ediyordu etmesine ve bu noktada kutsal denilebilecek kadar iyi olan insanlar onların yardımlarına koştu. Bu insanları topladılar eteklerine yakın yerlere ve yazılanları okudular, küçük değişikliklerle, olmasını istediği şekillerde, Kutsallar fildişinden sarayların mimarları, ötekiler fillerin pisliğini temizleyenler, kutsalların tabağında fil eti, ötekilerin tabağında fillerin ezdiği çimenler ve fillerin ezdiği ötekiler.

Cesaret Anka kuşunun külünden doğması gibi yanan insanların külünden arasıra sahneye çıktı. Ötekilerde yazıyı öğrendi, kutsallar hakkında yazdı, kutsallara yazdı, Kutsallara tweet attı.

Ötekilerin sürekli temiz kalması önemliydi. Para nedir ki elinin kiri. Para mutluluk getirmez. Bak parası var ama şu hastalıkla uğraşıyor. Bir insanın bu kadar parası olamaz kesin çalmış çırpmıştır. Eğer sen de para kazanacak ve ayağa kalkmaya çalışacaksan bil ki seni de kötü kişi kabul ederim. Sakın ha!

Kutsallar, okumayı öğrendiler diye küstükleriyle barışmak için anlaşma masasına oturdular. Dediler ki okumanıza karışmayacağız, ama bırakın yazma işini bize. Gazeteyi okudukça bozulan gözler oldu. Bozuk gözler iyiyi kötü, kötüyü iyi görmeye başladı.

Bu cümleyle beraber icat ettiğim zaman makinesine sizi bindirip günümüze getiriyorum. Birkaç haftadır Türkiye’de çok popüler olan Clubhouse hakkında devam edelim isterseniz. Nasıl istemezsiniz ki bunun için burdasınız, yaklaşık birkaç sayfa sonunda.

Clubhouse, insanların sadece sesli olarak olarak katılabildiği farklı odaların olduğu bir uygulama. Uygulamayı kullananların daveti ile dahil olunabilen bir uygulama ve herkesin davet edeceği kişi sınırlı. Uygulamayı kullanan kişinin profiline gidip onu davet edenin kim olduğunu da görebiliyorsunuz. Tersten yorumlayacak olursak; sizin için önemli bir kişinin profiline gittiğinizde onu davet eden kişiye baktığınız zaman ilk düşünceniz sanırım tanımadığınız bu kişinin önemli olduğunu düşünmek olur. Sadece davet ile girilebilen kutsal bir uygulama. Bu odalarda konuşan ünlüler, yatırımcılar, geniş kitlelere erişebilen etkili insanlar.

Bu noktada kutsal insan benzetmesi yapmaya devam etmeyeceğim, ama üzerine konuşulan kutsal düşünceler üzerine anlatacağım. Neler konuşuluyor bu odalarda?

  • Kitap okuma üzerine…
  • Girişimcilik üzerine..
  • Fotoğrafçılık üzerine

Bu ve buna benzer sanal paneller yapılıyor. Değerli bilgi paylaşımları yapılıyor. Peki geyik yapılmıyor mu? Bu türden etkinlik başlıklarında birkaç örnek vereyim:

  • Evren genişlerken diyet yaparsa nolur?
  • Yatak hikayeleri
  • Boşşş..

Bu örnekler arttırılabilir. Başlıklar ne olursa olsun uygulama yeni olduğu için uygulamanın nereye evrileceği, podcast veya instagram ile kıyaslamalar gibi konular da konuşuluyor. Bunlar merak uyandıran konular, bir de endişe edilen konular var. Eğer herkes bu uygulamaya erişebilirse nolur. Kutsallık bozulunca ne olacak?

İnstagram ile insanların albümlerine göz atarken ötekilerin yaşamda bıraktığı izleri gördük, youtube ile izleri izlerken eğitim eşitsizliğinin dengelenmeye doğru hareketlendiğine tanık olduk, Memura iş yaptırabilmek için koltuğundan kaldıramazken tek bir tweet’le patronları, devlet adamlarını harekete geçirdik. Ben twitter ile çok benzetiyorum bu uygulamayı. Her kesimden insanlar yazdıklarıyla birbirleriyle iletişim kuruyor, her ne kadar rahatsız edici yazılar yazanlar olsa da hayatımızı zenginleştiren bir uygulama olarak varlığını sürdürebiliyor.

Televizyonlardaki paneller, açık oturumlar, paneller, cafede arkadaşlarla yapılan sohbetler, farklı dillerde farklı kültürden insanlarla yapılacak tanışma sohbetleri, insanın ve iletişimin olduğu ama pandemi yüzünden eksikliğini hissettiğimiz tümü şey ve fazlası bu uygulama ile hayata geçebilir. Katılımın artması, kutsalların düşündüğünün aksine Clubhouse’un kalitesini arttıracaktır.

Clubhouse’da görüşmek üzere. Şaka şaka tweet de atabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.